Araştırma Makalesi

Sadrüşşerîa’nın İtirazları Bağlamında Hanefî Usul Geleneğinde Lafız Taksimleri

Cilt: 24 Sayı: 1 30 Haziran 2024
PDF İndir
EN TR

Sadrüşşerîa’nın İtirazları Bağlamında Hanefî Usul Geleneğinde Lafız Taksimleri

Öz

İslâm Hukuku kaynağı itibariyle Kitap ve Sünnet’e dayanan bir hukuk sistemidir. Zikri geçen kaynaklarda yer alan nasların yorumlanabilmesi için bu nasları meydana getiren lafızlara yüklenen anlamın tespiti önem arz etmektedir. Bu sebeple İslâm Hukuk Usulü’nde lafızlara ait özel bölümlere yer verilmektedir. Nitekim Hanefî usul geleneğinde de lafızla ilgili konular geniş başlıklar etrafında ele alınmakta, hatta diğer ekollerden daha sistematik bir yapıda taksimler yapılmaktadır. Hanefîler’in lafızlara dair yapmış oldukları bu sınıflandırmalar incelendiğinde lafzın anlamla buluşturulmasından hükümle sonuçlandırma aşamasına kadarki süreci itibari bakış açısıyla yansıttığı görülmektedir. Bu bağlamda ilk taksim, lafza anlamın tahsisi (vazʿ), ikinci sırada lafza yüklenen mananın açık veya kapalı olması (vuzûh-hafâ), üçüncüsü lafza belirlenen anlamla kullanılıp kullanılmaması durumu (istiʿmâl), dördüncüsü ise lafza yüklenen anlamın hükümle sonuçlandırılmasıdır. (delalet) Hanefî usul eserlerinin neredeyse tamamında lafız taksimlerine dair sıralama bu şekliyle kabul edilmiştir. Bununla birlikte bahse konu sıralamada lafızların istiʿmâl açısından taksiminin, vuzûh-hafâ yönüyle lafızlara takdim edilmesi gerektiği Sadrüşşerîa tarafından dile getirilmiş ve makalede bu konu değerlendirilmiştir. Lafızlara dair itibari bakış açısıyla yapılan sınıflandırmalar ise kendi içerisinde dört kısma ayrılmıştır. Her bir sınıflandırma kendi içerisinde taksime tabi tutulurken belirlenen bakış açısının mahiyeti makalede tartışılmış ve netice itibariyle alt kategorilerin ilgili bakış açısıyla uyumu değerlendirilmiştir. Bu minvalde vazʿı itibariyle lafızların erken dönemlerden itibaren hâs, âm, müşterek ve müevvel şeklinde dörde taksim edilmesi, H. 8. asra kadar süre gelmiştir. Mezkûr zaman dilimiyle birlikte Sadrüşşerîa müevvelin vazʿı açısından yapılan sınıflandırmada yer almasının itibari bakış açısına uygun olmadığını sarahaten dile getirmiş ve bunun yerine cemʿ-i münekkere yer vermiştir. Bu itiraza gerekçe olarak da vazʿı itibariyle yapılan lafız taksiminin anlama lafzın tahsisi yani vâzıʿın lafızla anlamı ilişkilendirmesini zikretmiştir. Müevvel olarak isimlendirilen lafız çeşidinde ise vâzıʿın değil aksine müçtehidin tasarrufu olduğunu söylemiştir. Yapılan bu itirazlara ilgili taksimi benimseyen usulcülerin verdiği cevaplar ele alınmış ve müevvelin vazʿı açısından lafızlarda yer alıp almayacağı hususu bir sonuca bağlanmıştır. Ayrıca cemʿ-i münekkere dair yaklaşımlar bu bağlamda değerlendirilmiştir. Lafız taksimleriyle ilgili usulcüler arasında farklı yaklaşımın söz konusu olduğu diğer bir durum ise istiʿmali yönünden lafız çeşitleridir. Bu tür lafızlar Hanefî usullerinde genellikle hakikat, mecaz, sarih ve kinâye olmak üzere dört kısımda ele alınmıştır. İsiʿtimal açısından lafızlar sınıflandırılırken lafza belirlenen ilk anlamın konuşan tarafından kullanılması hakikati ifade ederken ilk anlamla ilişki kurularak lafzın başka bir anlama taşınması mecazı ifade etmektedir. Yani lafzın belirlenen ilk anlamında veya mecâzî anlamda kullanılması muhatap tarafından ilk anda anlaşılıyorsa bu durum sarih kavramıyla ifade edilirken konuşanın muradının anlaşılması beyana veya karinelere ihtiyaç duyuyorsa bu kinaye olarak isimlendirilmiştir. İstiʿmali açısından yapılan lafız çeşitleri ise zikredilen şekliyle birbirinin paydaşı olarak değerlendirilmekle birlikte birbirine paydaş olan türlerin aralarında belirli farklılıkların bulunması gerektiği ifade edilmiştir. Hal böyleyken sarih ve kinâye için yapılan tanımlamalar bu iki kavramın hakikat ve mecazın bir türü olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla istiʿmali açısından lafızların taksimine dair itirazlar ve savunular makalenin diğer problematiğini oluşturmuştur. Aktarılan meseleler çerçevesinde çalışmada öncelikli olarak Hanefî usul geleneğinde lafızlara dair genel yaklaşımlar ortaya konulmuş, problematiği oluşturan müşterek-müevvel ve sarih-kinaye kısımlarının yer aldığı vazʿı açısından lafız türleri ile istiʿmali açısından lafız türleri genel kabul doğrultusunda tahlil edilmiştir. Neticede müevvel, cem-i münekker, sarih ve kinaye türlerine dair farklı yaklaşımlar değerlendirilerek oluşan kanaat çerçevesinde bu tür lafız çeşitlerinin ilgili taksimlerde nasıl şekilleneceğine dair öneriler sunulmuştur.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. Abdülazîz el-Buhârî, Alâuddîn Abdülazîz b. Ahmed. Keşfü’l-esrâr an usûli Fahri’l-İslâm el-Pezdevî. Beyrût: el-Mektebetü’l-Asriyye, 2012.
  2. Ahsîkesî, Hüsâmüddîn Muhammed b. Muhammed Ömer. Müntehabü’l-Hüsâmî. Pakistan: Mektebetü’l-Büşrâ, 2018.
  3. Apaydın, Yunus. İslâm Hukuk Usulü. Kayseri: Kimlik Yayınları, 2016.
  4. Cessâs, Ahmed b. Alî er-Râzî el-. el-Fusûl fi’l-usûl. thk. Uceyl Câsım en-Neşemî. Kuveyt: Vizâratü’l-Evkâf ve’ş-Şuûni’l-İslâmiyye, 1994.
  5. Cürcânî, Ali b. Muhammed eş-Şerîf el-. Kitâbu’t-Taʿrîfât. thk. Muhammed Abdurrahmân el-Marʿaşlî. Beyrût: Dâru’n-Nefâis, 2012.
  6. Çakmak, Selma. Fıkıh Usûlünde Lafızların Kesinliği Problemi. İstanbul: Timaş Akademi, 2022.
  7. Çalışkan, Kamil. Fıkıh Usulünde Lafızlar Bahsi Bağlamında Umum ve Husus Kavramları. Ankara: Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans, 2017.
  8. Debûsî, Ebû Zeyd Ubeydullâh b. Ömer ed-. Takvîmü’l-edille. thk. Halîl Muhyiddîn el-Meys. Beyrût: Dârü’l-Kütübi’l-İlmiyye, 2001.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

İslam Hukuku

Bölüm

Araştırma Makalesi

Yayımlanma Tarihi

30 Haziran 2024

Gönderilme Tarihi

18 Ocak 2024

Kabul Tarihi

13 Haziran 2024

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2024 Cilt: 24 Sayı: 1

Kaynak Göster

ISNAD
Şahin, Süleyman. “Sadrüşşerîa’nın İtirazları Bağlamında Hanefî Usul Geleneğinde Lafız Taksimleri”. Marife Dini Araştırmalar Dergisi 24/1 (01 Haziran 2024): 291-308. https://doi.org/10.33420/marife.1421781.