Araştırma Makalesi

Dindarlığın Bir Tezahürü Olarak Şüpheli Şeyleri Terk ve Azimetle Amel Etme

Cilt: 20 Sayı: 2 30 Aralık 2020
PDF İndir
TR EN

Dindarlığın Bir Tezahürü Olarak Şüpheli Şeyleri Terk ve Azimetle Amel Etme

Öz

Genel olarak bir dine mensup olmayı ifade eden “dindar” kavramı, özel anlamda dinî emir ve yasaklara sıkıca bağlı, din işlerinde titiz ve dikkatli, dinî bilgileri içselleştirerek tecrübe eden bireyler için kullanılmaktadır. Dolayısıyla bu kavram, dine daha çok bağlı olmayı ifade etmektedir. Bu anlamda dini, hayatının merkezine oturtan dindar birey, tercihlerini bu doğrultuda şekillendirmektedir. Dinin toplum üzerindeki etkisini inceleyen sosyologlar dindarlık için bazı tarifler yapıp birtakım kıstaslar tayin etme cihetine gitmişlerdir. Dinin tarifinde olduğu gibi dindarlığın da farklı şekillerde tarif edildiği görülmektedir. Bu anlamda dindarlığın sübjektif yapısı ve aşkın boyutundan ötürü bireylerin dindarlık derecesinin kesin hatlarla idraki pek mümkün gözükmemektedir. Ne var ki kılık-kıyafet, saç-sakal, bazı dinî kavramlar kullanmak ve ibadetlerin ifası gibi zahiri kıstaslar, bireylerin dindarlık dereceleri hakkında fikir verebilmektedir. Ne var ki İslâm’da öze sirayet etmeyip kabukta kalmış görüntülere pek itibar edilmemiştir. Bu bağlamda her şeyi formel ibadetlerden ibaret görerek dindarlığın merkezine bu şekilci anlayışın konulması eleştirilmiştir. Dindarlığın şekilde kalmasında olduğu gibi inancı fiiliyata dökme hususunda gerekli ciddiyeti göstermemek de mühim bir problem olarak görüldüğünden her tür dindarlık tezahürünün “aldatıcı/gösterişçi dindarlık”, “taklidi dindarlık”, “tahkiki dindarlık” ve “zevk alınan dindarlık” şeklinde farklı sıfatlar ile nitelendirilmesi gibi bir ihtiyaç ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla dindar birey, imanının gereği olan tasarruflarda bulunur ki Kur’ân ve sünnette buna dair pek çok örnek mevcuttur. Allah ve Rasûlüne itaat, kesinlik derecesinde iman, ürperen kalp, ibadetleri yerine getirme ve elinden ve dilinden emin olunma gibi hususlar bunlardan bazılarıdır. Tabi her şeyde olduğu gibi ibadetlerde de aşırılığa kaçılması yasaklanmıştır. Bu anlamda Hz. Peygamberin ashabı arasında her gün oruç tutmayı, evlenmemeyi ve ibadetlerle meşgul olup uyumamayı planlayanları uyarması ve güçleri oranında ibadet hayatlarını yaşamaları yönünde tavsiyelerde bulunması manidardır. Fıkhî açıdan bakıldığında ibadetlerin, dindarlığının en önemli göstergeleri arasında yer aldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca fıkıhta, dindarlığın tezahürü olabilecek başka durumlar da söz konusu olabilmektedir. Örneğin inanan birinin şüpheli şeyleri terk edip azîmet ile amel etmesi bu kıstaslar arasında gösterilebilir. Şöyle ki fıkhi açıdan yeterli delil bulunamadığı için kesin bilgi ve kanaate varamamaktan kaynaklanan tereddüt ve kararsızlığı ifade eden şüphe durumunda ilgili hususun helal mi haram mı olduğu net değildir. Bu durum, müçtehidin mezkûr hususlarda kesin hüküm vermesine mani olurken mükellefin de haram mı helal mi haram mı olduğunu kesin olarak bilmediği meselelerde mütereddit olmasına sebep olmaktadır. Burada mükellefin önüne şüpheli olanı yapma veya terk etme şeklinde iki yol çıkmaktadır. Şüpheli şeylere bulaşıp harama düşme tehlikesi karşısında Hz. Peygamber’in haramlar ve helaller arasında bulunan şüpheli durumlardan sakınılması yönündeki tavsiyesini esas alarak şüpheli şeylerden uzaklaşması, kişinin dindarlığının farklı bir tezahürü olarak karşımıza çıkmaktadır. Normal, yani herhangi bir özrün bulunmadığı durumlarda her bir mükelleften ayrı ayrı yapılması istenen ve azîmet diye ifade edilen asli hükümlere gelince, ruhsatla amel etmediği zaman günahkâr olacağı durumlar hariç, kişinin daha çok meşakkatli olan azîmet ile amel etmesi, onun dindarlığının farklı bir tezahürü olacaktır. Böyle durumlarda seferi iken ruhsat olduğu halde oruç tutulmasının daha hayırlı olduğu ve dolayısıyla failinin daha dindar olacağı yönünde naslar varken azimet ile ruhsattan hangisinin daha üstün olduğunun bilinmediği durumlar da vardır. Hal böyleyken bu gibi durumlarda da kişinin azimetle amel etmesi de onun dindarlığının farklı bir boyutu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada her iki husus, yani şüpheli şeyleri terk etmenin yanı sıra azimet ile amel etme ile ilgili teknik detay ve ihtilaflardan kaçınılarak sadece mezkûr hususların dindarlık üzerindeki etkileri ve bunların İslâm hukukundaki yansımaları izah edilmiştir. Ayrıca azîmet ile amelin mutlak olarak dindarlık göstergesi sayılıp sayılmayacağı sorgulanmıştır.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. Ahmed b. Hanbel. Müsned. thk. Şuayb Arnaût, Âdil Mürşid vd. b.y.: Müessesetu’r-Risâle, 45 Cilt, 1. Basım, 2001.
  2. Algül, Hüseyin vd.. İlmihâl-İman ve İbadetler. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı, 6. Basım, 2000.
  3. Ali Haydar, Hâce Emin Efendi. Dürerü’l-hükkâm fî şerhi Mecelleti’l-Ahkâm. 4 Cilt. Dâru’l-Cîl, 1. Basım, 1991.
  4. Apaydın, Halil. Din Psikolojisi Terimler Sözlüğü. İstanbul: Bilimkent Yayınları, 2016.
  5. Arslan, Emine. “Allah Kulunu Darda Bırakmaz (Azîmet-Ruhsat)”. Din ve Hayat 13 (Haziran 2011), 80-82.
  6. Arslan, Hasan. “Dindarlık Boyutları, Algıları ve Uygulamaları”. Hikmet Yurdu 4/7 (Ocak-Haziran 2011), 39-61.
  7. Aslan, M. Selim. İslâm Aile Hukuku. Bursa: Emin Yayınları, 3. Basım, 2019.
  8. Atar, Fahrettin. “Fetva”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 12/486-496. İstanbul: TDV Yayınları, 1995.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

Din Araştırmaları

Bölüm

Araştırma Makalesi

Yayımlanma Tarihi

30 Aralık 2020

Gönderilme Tarihi

16 Temmuz 2020

Kabul Tarihi

8 Aralık 2020

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2020 Cilt: 20 Sayı: 2

Kaynak Göster

APA
Kıylık, M. H. (2020). Dindarlığın Bir Tezahürü Olarak Şüpheli Şeyleri Terk ve Azimetle Amel Etme. Marife Dini Araştırmalar Dergisi, 20(2), 389-414. https://doi.org/10.33420/marife.770446
AMA
1.Kıylık MH. Dindarlığın Bir Tezahürü Olarak Şüpheli Şeyleri Terk ve Azimetle Amel Etme. Marife. 2020;20(2):389-414. doi:10.33420/marife.770446
Chicago
Kıylık, Mustafa Harun. 2020. “Dindarlığın Bir Tezahürü Olarak Şüpheli Şeyleri Terk ve Azimetle Amel Etme”. Marife Dini Araştırmalar Dergisi 20 (2): 389-414. https://doi.org/10.33420/marife.770446.
EndNote
Kıylık MH (01 Aralık 2020) Dindarlığın Bir Tezahürü Olarak Şüpheli Şeyleri Terk ve Azimetle Amel Etme. Marife Dini Araştırmalar Dergisi 20 2 389–414.
IEEE
[1]M. H. Kıylık, “Dindarlığın Bir Tezahürü Olarak Şüpheli Şeyleri Terk ve Azimetle Amel Etme”, Marife, c. 20, sy 2, ss. 389–414, Ara. 2020, doi: 10.33420/marife.770446.
ISNAD
Kıylık, Mustafa Harun. “Dindarlığın Bir Tezahürü Olarak Şüpheli Şeyleri Terk ve Azimetle Amel Etme”. Marife Dini Araştırmalar Dergisi 20/2 (01 Aralık 2020): 389-414. https://doi.org/10.33420/marife.770446.
JAMA
1.Kıylık MH. Dindarlığın Bir Tezahürü Olarak Şüpheli Şeyleri Terk ve Azimetle Amel Etme. Marife. 2020;20:389–414.
MLA
Kıylık, Mustafa Harun. “Dindarlığın Bir Tezahürü Olarak Şüpheli Şeyleri Terk ve Azimetle Amel Etme”. Marife Dini Araştırmalar Dergisi, c. 20, sy 2, Aralık 2020, ss. 389-14, doi:10.33420/marife.770446.
Vancouver
1.Mustafa Harun Kıylık. Dindarlığın Bir Tezahürü Olarak Şüpheli Şeyleri Terk ve Azimetle Amel Etme. Marife. 01 Aralık 2020;20(2):389-414. doi:10.33420/marife.770446

Cited By