Araştırma Makalesi

Süleyman Feyyaz’ın “Esvât” Adlı Romanından Perde Arkası Sesler

Cilt: 24 Sayı: 2 30 Aralık 2024
PDF İndir
TR EN

Süleyman Feyyaz’ın “Esvât” Adlı Romanından Perde Arkası Sesler

Öz

Bu çalışma, Süleyman Feyyaz’ın (1929-2015), Mısırlı bir göçmen olan Hâmid’in Fransa’da evlendiği ve yıllar sonra memleketine ziyaret için getirdiği eşi Simon’un köylü kadınlar tarafından sünnet edilmesini ele alan “Esvât (Sesler)” adlı romanda örtülü olarak anlatılanları ele almaktadır. Başlıkta yer alan ve bir olayın görünürde olmayan gizli tarafları anlamında mecazi olarak kullanılan perde arkası okuma ile Feyyaz’ın satır aralarına gizlediği tahliller kastedilmektedir. Romanın olay örgüsünden ve trajik sonucundan daha çok karakterler üzerinden değinilen kültür çatışmasını merkeze alan bu makale, yazarın âdet ve geleneklere yönelik örtülü eleştirisine, 1967 Arap-İsrail savaşı sonrasında yazılması sebebiyle mevcut yönetime dolaylı karşı duruşuna ve sansür endişesinden kaynaklanan alegorik anlatısına odaklanmaktadır. Süleyman Feyyaz (1929-2015), Arap dilbilimcisi olarak yetişip, İslam medeniyetindeki bazı ünlü şahsiyetleri anlattığı biyografi eserleri Türkçeye çevrilen Mısırlı hikâye ve roman yazarıdır. 1956’da lisansını, 1959 yılında ise yüksek lisans eğitimini Ezher Üniversitesi Arap Dili Fakültesi’nde tamamlamış ve kariyerine öğretmenlikle başlamıştır. Farklı Arap ülkelerinde öğretmenlik yapmanın yanı sıra çeşitli yayınevlerinde yöneticilik ve sekreterlik görevlerinde bulunmuştur. Feyyaz, “Esvât (Sesler)” adlı ilk ve en ünlü romanıyla tanınmış hem Arap dünyasında hem de Batı’da büyük bir ilgi görmüştür. Roman, 1940’lı yıllarda Mısır’ın bir köyünde yaşanmış gerçek bir olaydan kurgulanarak kaleme alınmıştır. Daha öncesinde selefleri tarafından işlenen Doğu-Batı kültür çatışması romanda ana temadır. Fakat önceki romanlardan farklı olarak bu kez mekân Avrupa değil, Mısır’dır ve acıklı sonu yaşayan bir Arap genci değil, Fransız bir kadındır. Simon, Mısır’dan Fransa’ya çalışmaya gitmiş ve orada evlenmiş olan Hâmid’in eşidir. Ancak yıllar sonra eşiyle birlikte memleketine dönen Hâmid’in bıraktığı Mısır ile onca yıl sonra gördüğü Mısır arasında pek fark yoktur. Dolayısıyla Hâmid, eşinin cadde ve sokakların kirliliğini, toplumun geri kalmışlığını, köy hayatının düzensizliğini, eğitimsiz insanların çıkarcı ve dünyevi yaklaşımını görmesini istemez. Ne var ki durum, savaş artığı bir toplumun yenilmişliğiyle, delik deşik hayatıyla, yıkık dökük evleriyle günü kurtarma gayretinde olan geri kalmış zihniyetiyle sınırlı kalmaz ve kadının sünnet olması gerektiğine inanan gelenekçi insanların zor kullanarak ameliyat ettikleri Simon özelinde Batı’nın mağduriyetine ve masumiyetine kadar gider. Diğer taraftan insanların özendiği Simon’un da kendini mağdur eden Doğu’nun kültürü gibi insanları irrite eden, içinde bulunduğu toplumun resmi olmayan yasalarını hiçe sayan dahası ironik bir ifadeyle bir Doğulunun bile ayıpladığı bir kültürü vardır. Ne kadar eleştiriyi hak ediyor olsa da Simon, görece güzel bir kadındır, alımlıdır, bakımlıdır, yardımseverdir, herkesin gözünü alamadığı bir karakterdir. Ama ne yazık ki tatili ölümüyle sonuçlanmıştır. Simon, onca iyiliğine rağmen kan kaybından can vermiştir. Simon, Batı’dır ve toplumda fitneye sebep olan, erkeklerin ve kadınların düşünce dünyalarını perişan eden de odur. Peki, her şeye rağmen Batı bunu hak etmiş midir? Ölen Batı mıdır? Yoksa ona bunu reva gören Doğu mudur? Yazar işte bu kültür farkını ve çatışmasını dönemin konjonktürünü de dikkate alarak perde arkasından okura sunmayı başarmıştır. Romanda Mısır toplumundaki geri kalmışlık, ahlaki değerlerdeki erozyon ve Doğu-Batı kültür çatışması sebebiyle ortaya çıkan sorunlar, roman karakterlerinin monologlarıyla serdedilir. Yazarın planlamadığını söylediği ilginç nokta ise “Sesler” romanında Simon’un sesine yer verilmemesidir. Bunu ancak Doğulunun konuştuğu ve tanımladığı kadar var olan Batı’nın, farkında olmadan da olsa kısılan sesi şeklinde okumak mümkündür.

Anahtar Kelimeler

Proje Numarası

Proje değildir.

Etik Beyan

Bu makale Seyit Ahmet AKAY’ın “Süleyman Feyyaz ve “Esvât” Adlı Romanı” adlı yüksek lisans tezinin son bölümü geliştirilerek üretilmiştir.

Kaynakça

  1. Râ’î, Ali. “Esvât”. Kahire: Daru’ş-Şurûk, 2010.
  2. Bekir, Selvâ. “Rivayetü Esvât ve’zdivâciyyetü’l-Gıyemi’z-Zukûriyye fî’l-Müctema’”. Kahire: Daru’ş-Şurûk, 2010.
  3. Camous, Thierry. Doğular/Batılar Yirmi Beş Asırlık Savaş. Çev. Hande Güreli. İstanbul: Bilge Kültür Sanat, 2011.
  4. Cleveland, William L. Modern Ortadoğu Tarihi. Çev. Mehmet Harmancı. İstanbul: Agora Kitaplığı, 2008.
  5. Doğan, D. Mehmet. Büyük Türkçe Sözlük. İstanbul: Ülke Yayın Haber, 1994.
  6. Feyyaz, Süleyman. Esvât. Kahire: Daru’ş-Şurûk, 2010.
  7. Feyyaz, Süleyman. Eyyâmu’l-Mücavir. Kahire: Daru’l-Hilal, 2009.
  8. Feyyaz, Süleyman. Kıssatu Kıssa. Kahire: Daru’ş-Şurûk, 2010.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

Arap Dili ve Belagatı

Bölüm

Araştırma Makalesi

Yayımlanma Tarihi

30 Aralık 2024

Gönderilme Tarihi

8 Şubat 2024

Kabul Tarihi

9 Eylül 2024

Yayımlandığı Sayı

Yıl 1970 Cilt: 24 Sayı: 2

Kaynak Göster

ISNAD
Uçar, Hasan - Akay, Seyit Ahmet. “Süleyman Feyyaz’ın ‘Esvât’ Adlı Romanından Perde Arkası Sesler”. Marife Dini Araştırmalar Dergisi 24/2 (01 Aralık 2024): 568-589. https://doi.org/10.33420/marife.1433887.