The Root s-f-h in the Qur’ān: A Semantic Analysis Based on Darwazah’s (d. 1984) Context-Centered Approach
Abstract
Qur’anic words are examined not only in terms of their lexical meanings but also by taking into account intra-textual context, which enables preference among their various semantic possibilities, as well as extra-textual contextual factors such as asbāb al-nuzūl and the historical milieu of revelation. Ignoring context can, at times, lead to meanings not indicated by the text itself assuming a central place in the interpretation of a verse or to the main emphasis being overlooked. A notable example through which the relationship between context and meaning can be examined is the root s-f-h (س ف ه) and the words derived from it in the Qur’an. The semantic field of these expressions has been subject to various taʾwīls in the tafsīr literature, some of which were criticized by Muḥammed ʿIzzat Darwazah. In this respect, examining the meanings attributed to the root s-f-h in tafsīrs, in light of the criticisms articulated by Darwazah in his interpretation of al-Baqarah 2/13, provides an opportunity to assess these interpretations comparatively. Darwazah criticizes the inclusion of women within the scope of the term sufahā in this verse by some mufassirs, arguing that such an interpretation constitutes a forced reading that is inconsistent with the verse’s context. Based on this claim, the present article aims to determine the meanings in which the root s-f-h and its derivatives are used in the Qur’an by considering their lexical definitions alongside both internal and external contextual data. The study examines the extent to which the semantic scope of the term has been expanded or restricted in both classical and modern tafsīr literature and discusses whether lexical evidence and contextual considerations were indeed neglected, as Darwazah claims. Accordingly, it also investigates whether Darwazah’s criticism has a real basis in the exegetical tradition and, if so, to what extent. The study employs semantic analysis and contextual analysis. The analysis demonstrates that the term is employed in the Qur’an within theological, moral, and financial contexts. Mufassirs have generally interpreted the term as denoting irrational and ignorant conduct in matters of belief and morality. In verses such as al-Baqarah 2/130, 2/142, al-Anʿām 6/140, al-Aʿrāf 7/66–67, 7/155, and Jin 72/4 safah is used largely within its lexical sense and contextual extensions to denote ignorance, faulty reasoning, deviation, and immoral behaviour. In these usages, the term is presented as a negative behavior and used in a discourse that criticizes and condemns its addressees. On the other hand, in the interpretations of al-Baqarah 2/13, 2/282, and an-Nisā 4/5, verses upon which Darwazah’s criticism of context-free meaning attribution is concentrated, tafsīrs include interpretations that, alongside the lexical meanings of the term, construe the safih as referring to women and children. Narrations have been reported to support these interpretations. However, a survey of the sources reveals that this interpretive approach, which Darwazah criticizes in relation to al-Baqarah 2/13, does not represent a dominant or prevailing trend; rather, it appears within a limited framework. Indeed, in the case of al-Baqarah 2/13, commentators have not directly taken the word to mean women, but have reported narrations, especially in connection with an-Nisā 4/5, according to which sufahā refers to “women and children”. In such cases, assigning the meaning "women" to the term beyond its lexical sense, and the presence of this interpretation in exegetical works have formed the basis for Darwazah’s critical approach. Indeed, in support of this view, it is clear that within the Qur’ān’s internal coherence, safah is employed without reference to gender or age, and is instead directly associated with intellectual capacity, religious and moral disposition, and the ability to act with rushd and tamyīz. In his explanations of the word’s meaning in verses such as al-Baqarah 2/13, al-Baqarah 2/282, and al-Nisā 4/5, Darwazah also emphasizes that the scope of safah is not restricted to women. By addressing the Qur’ānic usages of the s-f-h through a semantic and context-based approach and by evaluating the validity and scope of Darwazah’s critique, this study is expected to contribute to the existing literature.
Keywords
Kur’ân’da s-f-h Kökü: Derveze’nin (ö. 1984) Bağlam Merkezli Yaklaşımı Üzerine Semantik Bir Analiz
Abstract
Kur’ân kelimeleri, sözlük anlamlarının yanı sıra taşıdıkları anlam vecihleri arasında tercihi mümkün kılan metin içi bağlam ile nüzul sebepleri, nüzul ortamı gibi metin dışı bağlam unsurları dikkate alınarak incelenmektedir. Bağlamın göz ardı edilmesi, zaman zaman metnin işaret etmediği anlamların âyetin tefsirinde merkezi bir hal almasına ya da asıl vurgulanan mesajın gözden kaçmasına sebep olabilmektedir. Söz konusu bağlam-anlam ilişkisinin Kur’ân kelimeleri üzerinden incelenebileceği dikkate değer bir örnek s-f-h (س ف ه) kökü ve bu kökten türeyen kelimelerdir. Bahsedilen lafızların anlam alanı tefsir literatüründe farklı te’vîllere konu olmuş, bu te’vîllerin bir kısmına Muhammed İzzet Derveze bazı eleştiriler yöneltmiştir. Bu itibarla, tefsirlerde s-f-h köküne yüklenen anlamları, Derveze’nin özellikle Bakara sûresinin 13. âyetinin tefsirinde dile getirdiği eleştirilerden hareketle ele almak, söz konusu te’vîlleri mukayeseli biçimde değerlendirme imkânı sunmaktadır. Derveze bu âyette geçen “süfehâ”nın kapsamına bazı müfessirler tarafından kadınların dahil edilmesini eleştirmekte, mezkûr te’vîlin bağlam dışı, zorlama olduğunu ileri sürmektedir. Söz konusu iddiayı merkeze alarak bu makalede s-f-h kökünün ve müştaklarının Kur’ân’da hangi manalarda kullanıldığının sözlük anlamları ile iç ve dış bağlam dikkate alınarak belirlenmesi amaçlanmaktadır. Klasik ve çağdaş tefsir literatüründe lafzın anlam alanının sınırlarının ne ölçüde genişletildiği veya daraltıldığı incelenmekte böylece hem sözlük anlamının hem de bağlamın Derveze’nin eleştirdiği gibi gerçekten ihmal edilip edilmediği tartışılmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmada Derveze’nin eleştirisinin tefsir literatüründe bir karşılığının olup olmadığı varsa hangi oranda olduğu da ortaya koyulmaktadır. Araştırmada semantik analiz ve bağlam analizi yöntemlerine başvurulmuştur. Bu inceleme sonucunda kelimenin Kur’ân’da inanç, ahlak ve mali bağlamlarda kullanıldığı tespit edilmiştir. Müfessirler genel olarak kelimeyi, inanç ve ahlakî bakımdan düşüncesizce ve cahilce davranmayı ifade eden bir anlam odağında yorumlamışlardır. Bakara 2/130, 2/142, En‘âm 6/140, A‘râf 7/66-67, 7/155, Cin 72/4 gibi âyetlerde sefeh, çoğunlukla cehalet, hatalı düşünce, inanç açısından sapkınlık ve ahlak dışı davranışları ifade eden sözlük anlamları ve bağlamında kazandığı anlamlar çerçevesinde kullanılmıştır. Bu kullanımlarda sefihlik olumsuz bir davranış olarak örneklendirilmiş, fiilin muhataplarına karşı bir eleştiri ve kınama kastedilmiştir. Diğer yandan Derveze’nin bağlam dışı anlam yüklemeye dair eleştirilerinin yoğunlaştığı Bakara 2/13, Bakara 2/282 ve Nisâ 4/5 âyetlerinin tefsirinde kelimenin sözlük anlamlarının yanında sefihin, kadınlara ve çocuklara hamledildiği te’vîllere de yer verilmiştir. Bahsi geçen te’vîlleri destekleyecek şekilde rivayetler nakledilmiştir. Ancak kaynaklar tarandığında Derveze’nin özellikle Bakara 2/13 âyetinin tefsirindeki eleştirisine konu olan bu te’vîl şeklinin çok baskın ve hâkim bir çizgi olmadığı, aksine sınırlı bir çerçevede dile getirildiği görülmüştür. Nitekim Bakara 2/13 özelinde müfessirler genellikle doğrudan süfehâ kelimesini kadınlara hamletmekten ziyade, lafza dair Nisâ 4/5 âyeti bağlamında süfehânın “kadın ve çocuklar” olduğuna ilişkin rivayetleri aktarmışlardır. Bu gibi örneklerde kelimeye sözlük anlamının dışında kadın anlamının yüklenmesi, Derveze’nin eleştirel bir söylem geliştirmesine zemin hazırlamıştır. Nitekim bahsi geçen söylemi destekleyecek şekilde sefihliğin, Kur’ân’ın iç bütünlüğünde cinsiyet veya yaşla ilişkilendirilmeden doğrudan umumî olarak akıl, dinî ve ahlakî tavır, rüşd ve temyiz kabiliyetiyle ilişkili kullanıldığı açıktır. Derveze de Bakara 2/13, Bakara 2/282 ve Nisâ 4/5 gibi âyetlerde kelimenin anlamına ilişkin yaptığı izahlarda sefihliğin kapsamının kadınlara tahsis edilemeyeceği yaklaşımını vurgulamıştır. Çalışmanın, s-f-h kökünün Kur’ân’daki kullanımlarını semantik ve bağlam merkezli bir yöntemle ele alması, Derveze’nin eleştirisini esas alarak söz konusu eleştirinin isabetli yönlerini ve eleştirel tavrında ne ölçüde haklı olduğunu tespit etmesi açısından literatüre katkı sağlaması beklenmektedir.
Keywords